10 Kasım 2012 Cumartesi

ŞEFTALİ KURABİYE

 Malzemeler:

Hamur İçin:
* 150 gr oda sıcaklığında margarin (sana yağ)
* 2 çorba kaşığı yoğurt
* Yarım su bardağı toz şeker
* 1 adet yumurta
* Yarım paket kabartma tozu
* 1 paket toz vanilya
* Aldığı kadar elenmiş beyaz un

Kreması İçin:
* 1 su bardağı süt ( 250 ml.)
* 1 yumurta,
* 1 su bardağından bir parmak fazla un
* Yarım su bardağı toz şeker
* 5 çorba kaşığı margarin (oda sıcaklığında)
* 1 paket vanilya

Süsleme İçin:
* 1 çay kaşığının ucu kadar kırmızı gıda boyası (bir fiske)
* 50 tane yarım ceviz kabuğu
* 1/2 su bardağı toz şeker
* İsteğe göre badem




 Yapılışı: İlk olarak kremayı yapın,vanilya ve margarin hariç krema malzemelerini  bir tencere içinde, ocakta muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin,ocaktan alın içine margarini ve vanilyayı koyun 10-15 dakika mikserle iyice çırpın ve soğumaya bırakın. Hamur için genişçe bir kabın içinde bütün malzemeleri karıştırın ve iyice yoğurun, üzerine nemli bez örtün buzdolabında 15-20 dk dinlendirin.Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alın, yarım ceviz kabuklarının üzerine sarın, yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinde 170 derecede üzeri pembeleşene kadar pişirin, ılındığı zaman ceviz kabuklarından çıkarın, yarım kurabiyelere 1 çay kaşığı kadar krema koyun diğer yarım kurabiyeyi üzerine kapatın yapışmasını sağlayın, yapışan kurabiyeleri suda erimiş gıda boyasına batırın daha sonra toz şekere bulayın,kurabiyeleriniz birer şeftali şeklinde ve renginde olacaktır. Ek yerlerine nane yaprağı koyarak çayınızın yanında servis yapın..
Afiyet Şeker Olsun...
 NOT:
* Şeftali kurabiyesini yapmak çok zevkli ve kolaydır.
* Ceviz kabuklarınızı önceden biriktirin.
* İçine şeftalinin çekirdeği olsun derseniz birer badem koyabilirsiniz.
 * İsterseniz su içinde erittiğiniz gıda boyasını kurabiyeleriniz fırça yardımı ile sürebilirsiniz.
* Gıda boyası çok az kullanıldığından sağlık için zararı olmayacaktır.
* Kurabiyeleriniz aynı şeftaliye benziyecek.
* Çok dayanıklı bir kurabiye değildir.
* Nane ile servis yaparsanız daha şık ve güzel oluyor.
* 15-20 tane kurabiye çıkıyor.

SERMAYESİ OLMAYAN CEPTEN HARCAR


9 Kasım 2012 Cuma

10 KASIM



"Osmanlı Devleti'nin yıkıntıları üzerinde bir Cumhuriyet inşa eden Mustafa Kemal Atatürk, bize sadece bir devlet yapısı ve idare şekli değil, aynı zamanda, varlığımızın benimsediği bir yaşayış biçimini, modern, medeni, ileri toplum düzeyine ulaşmak için bir fikir ve gönül birliğini de armağan etmiştir. Bu fikir ve gönül birliği, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet meşalesi olacaktır."

NOHUT KÖFTESİ (FALEFEL)

Malzemeler:
* 2,5 su bardağı haşlanmış beyaz nohut
* 1 tane rendelenmiş kuru soğan
* 1 adet yumurta
* 2-3 diş ezilmiş sarımsak
* 3-4 yemek kaşığı galeta unu
* 2 yemek kaşığı tahin
* Küçük bir kase ince rendelenmiş kaşar
* 1 çay kaşığı toz kırmızı biber
* 1 çay kaşığı pul biber
* 1/2 çay kaşığı karabiber
* 1 çay kaşığı kuru kekik
* 1 çay kaşığı köri
* 1 çay kaşığı kimyon
* Yeterli miktarda tuz
 Kızartmak İçin:
* Büyükçe bir tencere veya fritöz
* Bolca sıvı  yağ
 Yapılışı: Haşlanmış nohutu, yumurtayı,soğanı,sarımsağı mutfak robotunda püre kıvamına getirin, üzerine diğer baharatları ve galeta ununu ekleyerek tekrar robattan geçirin, karışımı genişce bir kab içine alın, üzerine ince rendelenmiş kaşarı ilave edin, iyice yoğurun, katı bir köfte hamuru kıvamına gelince ,isterseniz buzlukta biraz
dinlendirin çıkarınca elinizi ıslayarak köfte haline getirin bol yağ içinde kızartın, sıcak sıcak servis yapın.
Afiyet Şeker Olsun...
 NOT:
*Nohut köftesi veya falafel adı verilen yemek arap ülkelerine mahsus bir köfte çeşitidir.
* Bazı yörelerde içine bakla veya kuru fasulyede konuyor.
* Galeta unu yerine nişaşta veya kuru tarhanada koyabilirsiniz.
* İsterseniz ekmek veya domates içinde servis yapabilirsiniz.
 * Fritöz de kullaanabilirsiniz.
* Çok yağ çekmeyen lezzetli bir köftedir.
* Nohut köftesini çok çeşitli yöntemlerle yapabilirsiniz.
BİR DELİ BİR ÇUKURA BİR TAŞ ATAR, BİN TANE AKILLI ÇIKARAMAZ

4 Kasım 2012 Pazar

SEBZELİ DÜRÜM


Malzemeler:
* 1 adet kırmızı yağ biberi ( resimdeki gibi doğranmış)
* 1 adet yeşil yağ biberi
* 1 adet havuç
* 1 adet kuru soğan
* 5-6 diş ince doğranmış sarımsak
* 2 adet ince uzun doğranmış patates
* 1 adet incecik doğranmış tavuk gögsü
* 1 paket tortilla ekmeği veya 10 tane yapılmış krep
* Tuz ve baharat çeşitleri
* İnce dilimlenmiş kaşar
* İsteğe bağlı olarak mayonez ve ketçap

 Yapılışı: Öncelikle sebzeleri ve diğer malzemeleri ince ince doğrayın, büyükçe bir tava içinde  soğandan başlıyarak tek tek kızartın, kızartılan malzemeleri kızaran tavuklarla ve baharatlarla birleştirin, üzerine kaşarları atın, ısıttığınız ekmeklere veya kreplere sarın isterseniz ketçap veya mayonez ilave edin ortadan kesin turşu ile servis yapın.
Afiyet Şeker Olsun...
NOT:
* İsteyen tortilla ekmeklerini marketten temin edebilirsiniz.
* İsteyen kendi yapabilir.
* Aynı dürümü krepler içinde yapabilirsiniz.
* İçine istediğiniz malzemeyi koyabilirsiniz.
* Baharat tercihe göre konulur.(karabiber,pul biber, kekik biberiye gibi)
* Patatesleri ve havuçları başka yerde kızartıp ilave edebilirsiniz.
* Sebzeleri pişme sürelerine göre kızartın.
* İçine taze acı biberler koyabilirsiniz.

EŞEĞE BİNİP HAVA ATAN, ATA BİNDİĞİNDE AKLINI KAYBEDER

3 Kasım 2012 Cumartesi

UZMAN TV.DE KAŞIK HELVASI YAPTIM...

http://www.uzmantv.com/kasik-helvasi-nasil-yapilir

KİREÇTE KABAK TATLISI


 Malzemeler:
* 1,5 kg kestane kabağı
* 1 kg toz şeker
* Yarım limonun suyu
* 1 kase iri dövülmüş ceviz
* Bir kase kadar sönmemiş kireç
* 1 su bardağı iyice çırpılmış tahin
 Yapılışı: Nalburlardan alacağınız sönmemiş kireçi derince bir kaba koyun üzerine bol miktarda su ekleyin,kireçin sönmesini bekleyin, su durulunca, üsteki duru suyu başka bir kaba alın, soyup dilimlediğiniz kabakları içine koyun ve bir gece bu kireç suyunda bekletin. Ertesi gün sudan çıkarın temiz bir su içinde 4-5 saat bekletin, iyice yıkadıktan sonra geniş bir tencere içinde üzerine şekeri dökün ve 5-6 saat bu şeker içinde bekletin, sulanan kabakları tencere ile ateşe koyun,şerbeti ağdalaşana kadar pişirin, kabakları tencereden alın ılıyınca üzerine tahin ve ceviz ile süsleyin.
Afiyet Şeker Olsun...

 NOT:
* Kabağınızın kestane kabağı olmasına özen gösterin.
* Kabağınızı kendiniz doğramak istemiyorsanız, soyulmuş ve doğranmış alın.
* Kabak doğramak maharet ister.
* Kireçi söndürürken çok dikkatli olmalısınız.
* Kireç sönerken belirli gazlar(duman) çıkarır sakın solumayın.
* Kireç sönerken küçük patlamalar olabilir dikkatli olun.
 * Kabağınızı bu şekilde yaparsanız çıtır çıtır bir kabak tatlısı elde ederseniz.
 * Kabağa en yakın kuru çerez cevizdir. İsterseniz başka çerezlerle ikram yapabilirsiniz.
 * Kaymak ve krem şantide yakışıyor.
* Kabağın şeker miktarını kendinize göre ayarlayabilirsiniz.
* Kabak sulu değilse pişerken biraz su ekleyebilirsiniz.
 * Kireçte bal kabağı tatlısı Antakya yöresinde çok yapılmaktadır.
 * Bal kabağı çok yararlı bir besindir.
*  Mağnezyum deposudur.
 * Faydaları saymakla bitmez..

SİNEK KONACAĞI ATI BİLİRMİŞ

1 Kasım 2012 Perşembe

VİP BURSA DERGİSİNDE ANNEMİNELİ






KASIM AYIN DA YENİLECEK BALIKLAR


KASIM AYINDA YENİLEBİLECEK BALIKLAR

LEVREK, MERCAN, LAHOS, MİNAKOP, PALAMUT(en lezzetli zamanı)
TORİK, ORKİNOS, MERSİN , KIRLANGIÇ, KOFANA(en lezzetli zaman) DENİZ YILANI, TEKİR, USKUMRU(en lezzetli), KALKAN, KALKAN YAVRUSU, DİL BALIĞI, HAMSİ(tam zamanı),İSKOPRİT, BARBUNYA, MERCAN YAVRUSU,KARAGÖZ, SAZAN, TURNA, KEFAL, YAYIN

31 Ekim 2012 Çarşamba

UZMAN DİYETİSYEN HATİCE KARSLIOĞLU


Bu soruyu bundan 30 yıl önce yöneltseydim, çoğu insandan “Bilmiyorum” yanıtını alırdım. Bugün durum çok farklı…
Mesleğimiz son 30 yılda hayli yol katetti. Ancak yine de bazı tek tip ya da yanlış algılamalar söz konusu… Buradan hareketle NEFİS’in ikinci sayısında, diyetisyenin kimliği üzerinde durmak istiyorum. Türkiye Diyetisyenler Derneği’nce yapılan “diyetisyenlik” tanımından yola çıkacağım.
Diyetisyen;
  • Beslenme biliminin ilkeleri doğrultusunda bireysel ve toplu beslenme      plan ve programları oluşturur. Bunu; bireyin büyümesi, gelişmesi,      sağlığının ömür boyu korunması ve yaşam kalitesinin artırılması için      yapar.
  • Besinlerden ve beslenme biçiminden kaynaklanan sağlık sorunlarını      araştırır, değerlendirir, çözüm yolları bulur; var olan besin      kaynaklarının ekonomi ve sağlık kurallarına uygun olarak kullanılmasını      sağlar.
  • Besin denetimi yapar; fizyolojik, psikolojik, sosyolojik olarak      sağlıklı yaşam biçimlerinin benimsenmesi amacıyla bireyi ve toplumu      bilgilendirir, bilinçlendirir.
  • Doğuştan ya da sonradan oluşan hastalıklarda tıbbi ve cerrahi      tedavilere uygun, doğal ve tedavi edici besinlerin bileşimlerine göre      beslenme programı uygular; bunun eğitimini verir, uygulama sonuçlarının      takipçisi olur.
Diyetisyen, sağlıkla ilgili herhangi bir yüksek öğretim kurumunun en az 4 yıllık (bir yıl hazırlık ile 5 yıl) “Beslenme ve Diyetetik” eğitim-öğretim programını tamamlar; “Beslenme ve Diyetetik Lisans Diploması” ile “Diyetisyen” unvanı alarak diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanır.
Ülkemizde 7 yıl öncesine kadar yalnızca Hacettepe Üniversitesi’nde Beslenme ve Diyetetik Bölümü varken, bugün Ankara, Başkent, Ege, Erciyes, Gazi, Haliç, İstanbul Bilim, Ondokuz Mayıs, Trakya, Yeditepe, Doğu Akdeniz ve Yakın Doğu Üniversiteleri de her yıl birçok mezun veriyor. Bu meslek grubu, ilk olarak 1961’de ILO (International Labour Organisation) tarafından yapılan meslek sınıflandırılmasında 0.69 kodu ile 1988’de ise 32.23 kodu ile standartlaştırılmıştır.
Diyetisyenler; Beslenme Bilimleri, Diyetetik Programı, Toplu Beslenme Sistemleri ve Toplum Beslenmesi ya da Klinik Diyetisyenlik, Halk Sağlığı Diyetisyenliği, Yönetici Diyetisyenliği, Eğitim ve Araştırma Diyetisyenliği Anabilim/Bilim dallarında bilim uzmanlığı ve doktora programlarına katılırlar.
Ancak, uzmanlık alanlarının bu denli çok ve çeşitli olmasına karşın daha çok obezite  beslenmesinde görev alan kişi olarak tanınırlar. Bu da diyetisyeni, yalnızca bireyi zayıflatan biri konumuna yerleştirir. Oysa diyetisyen, yalnızca obetize odaklı tıbbi beslenme tedavisi yapmaz.  Tip2 diyabet, Tip 1 diyabet, böbrek hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları, enteral-paranteral, kanser, kalp hastalıkları, hipertansiyon gibi hastalıklara yönelik beslenme tedavi uygular. Çocukluk, ergenlik, gebelik, emziklilik ve yaşlılık dönemlerine özgü ayrı ayrı beslenme programları düzenler. Sporcu beslenmesi bambaşka bir alandır. Anoreksiya nevroza ve blumia nevroza gibi hastalıklar da… Çalışan sayısı fazla olan büyük işletmelerde, toplu beslenme menüsü, yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme koşullarını bir arada bulundurması bakımından yine bir uzmanlık alanıdır. Menü düzenleme, besinlerin pişirilmesi ve saklanması, personele hijyen konusunda eğitim vermek, kurumsal beslenme danışmanlığının konusudur.
Diyetisyenlik, insanları zayıflatmak üzere  veren bir kurum değildir. Bir diyetisyene herhangi bir nedenle gittiğinizde yapması gereken şudur: Herhangi bir fizyolojik sorununuz olup olmadığını saptamak için sizi öncelikle bir endokrinoloji uzmanına yönlendirmek. Tıbbi tahlillerinizi, aile ve hastalık geçmişiniz ışığında değerlendirmek. Beslenme alışkanlıklarınızı, psikolojik durumunuzu ve fiziksel aktivite programınızı tüm bu verilerle birlikte ele almak. Özetle diyetisyen, tıbbi beslenme tedavisi uygulayan kişidir.
info@kibem.com.tr ( sorularınızı hemen sorabilirsiniz)
Yakında Uzman diyetisyen Hatice Karslıoğlu ile süprizler gelecek...

30 Ekim 2012 Salı

ÇİĞ BÖREK (TATAR BÖREĞİ)

 Malzemeler:
* 2,5 su bardağı beyaz un
* 1 çorba kaşığı sirke
* 1 çay bardağı su (yetmezse ilave edin)
* Yarım çay bardağı sıvı yağ (isteğe bağlı)
* Tuz

İç Malzemesi:
* 250 gr az yağlı kıyma
* 1 adet incecik kıyılmış kuru soğan
* Tuz, karabiber
* 1/2 çay bardağı su

 Yapılışı: Un,su, tuz,sirke (sıvı yağ istenilirse) kulak memesi kıvamında iyice yoğurun. Hamuru 40-45 dakika nemli bez altında dinlendirin. Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde bezeler yapın, her bezeyi tabak büyüklüğünde açın, Diğer tarafta kıymayı soğan,tuz ve karabiber ile iyice karıştırın, harca su ekleyin ve açılan her hamurun bir tarafına malzemeden 1 kaşık koyun, hamurun bir tarafına iyice yayın, diğer tarafını üzerine kapatın yarım ay şeklinde olsun, elinizle iyice bastırın ve,kenarlarını çay tabağı ile kesin, kızğın yağda arkalı önlü kızartın. Kağıt havlu üzerinde yağını süzdürün,sıcak sıcak servis yapın..
Afiyet Şeker Olsun...

 NOT:
* Çiğ börek hamuru un,tuz ve su ile hazırlanır.
* Daha sonraki yıllarda daha lezzetli bir hamur olsun diye sirke (kat kat olması için) ve sıvı yağ ilave edilmiştir
* Bazen hamura yoğurt ilave ediliyor.
* Bazen yumurta da kırıyorlar.
* Ben tuz,un,sirke ve su ile hamuru yapıyorum.
* Çiğ böreğin kıyma harcının sulu olması gerekir..
* Çiğ börek bol kızğın yağda kızartılmalıdır.
* İçine koyacağınız soğanı rendeleyebilirsiniz soğan rendesi durdukça  acısı çıktığından ben  soğanı incecik kıyıyorum.
* Bezeleri açtığınız zaman isterseniz temiz bir defter içinde her sayfayı unlayarak , sayfalar arasında bekletebilir, sırayla içleyebilirsiniz.


* Çiğ börek yaparken yanınızda yardım eden biri olmalıdır.Biri açar içler, diğeri kızartır.
* Çiğ börek harcına baharat olarak sadece tuz ve karabiber konur.
* İçlenen börekler bekletilmeden hemen kızrtılmalıdır. Bekletirseniz sulanır, sonuç iyi olmaz.
* İç harç sulu olmazsa börek kızarırken kıyma içinde top top olur.
* Böreği yerken içinden suları damlamalıdır.
* Kızaran börekleri süzğeçe veya kağıt havlu üzerine alırsanız yağı süzülür.
* Çiğ börek Tatar böreğidir.
* Eskişehir'de çok meşhurdur.


ESKİYE RAĞBET OLSA BİT PAZARINA NUR YAĞARDI

29 Ekim 2012 Pazartesi

KİŞİSEL GELİŞİM VE OLUMLAMALAR

Kişisel Gelişim ve OLumlamalar
SAĞLIK: 

1. Çok su için.
2. Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens ve akşam yemeğini de 
dilenci gibi yiyin.
3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok ve
fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin.
4. 3 E ile yaşayın -- Energy, Enthusiasm, and Empathy (enerji,
heyecan ve duygu paylaşımı).
5. Meditasyon, yoga ve dua yapacak zaman yaratın.
6. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun.
7. 7 saat uyuyun.
8. Her gün 10-30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken
gülümseyin.

KİŞİLİK: 

9. Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın. Onların
seyahatinin ne hakkında olduğuna dair hiçbir fikrin yok.
10. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere veya şeylere
sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi olumlu şekilde şu an
için harcayın.
11. Kendinizi fazla abartmayın; sınırlarınızı bilin.
12. Kendinizi çok da ciddiye almayın.
13. Kıymetli enerjinizi gevezelikle, dedikoduyla boşa harcamayın.
14. Uyanık iken daha fazla hayal kurun.
15. Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır.
İhtiyacınız olan her şeye zaten sahipsiniz.
16. Geçmiş meseleleri unutun. Partnerinizin geçmiş hatalarını
hatırlatmayın. Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar..
17. Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok
kısadır. Kimseden nefret etmeyin.
18. Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.
19. Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada
olduğumuzu unutmayın. Problemler, cebir dersi gibi gelip
giden, ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam
ettiği eğitim programının bir parçasıdır.
20. Daha fazla gülümseyin ve gülün.
21. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz. Aynı
fikirde olmamak için anlaşın. 

SOSYAL YAŞANTI: 


22. Ailenizi sık arayın.
23. Her gün diğerlerine iyi bir şey verin.
24. Herkesi her şey için affedin.
25. 70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit
geçirin.
26. Her gün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız en az 1
kişiye "GÜNAYDIN" deyin.
27. Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü sizi
ilgilendirmez.
28. Hasta olduğunuz zaman işin sana bakmaz, Arkadaşların
bakmalı. Onlarla temasta olun. 

HAYAT:


29. Doğru şeyi yapın!
30. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan her şeyden uzak
durun.
31. ALLAH her şeyi iyileştirir.
32. Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir.
33. Nasıl hissettiğinizin önemi yok, haydi kalkın, giyinin ve
ortaya çıkın.
34. En iyisine henüz sıra gelmedi.
35. Sabah canlı olarak uyandığınız zaman, bunun için ALLAH' a
şükredin.
36. Maneviyatınız daima mutludur. Öyleyse mutlu olun.


28 Ekim 2012 Pazar

27 Ekim 2012 Cumartesi

KURBAN ETİNDEN SAÇ KAVURMA

 Malzemeler:
* 500-600 gr kurbandan kavurmalık et
* 2 yemek kaşığı tereyağ veya margarin
* 1 yemek kaşığı zeytinyağı (sos için)
* 2-3 tane yeşil biber(incecik doğranmış)
* 1 tane kırmızı biber
* 2 orta boy domates(küçük küçük doğranmış)
* 2 orta boy kuru soğan (piyazlık doğranmış)
* 2 orta boy soğan (rendelenmiş)
* 5-6 diş sarımsak (incecik doğranmış)
* 2-3 tane defne yaprağı
* Kekik, pul biber, karabiber
* Tuz
 Yapılışı: Rendelenmiş soğanın suyu çıkartın ve içine defne yaprağı, kekik ve zeytinyağı ilave edin. Etler bu sos içinde buzdolabında ağzı kapatılarak 5-6 saat bekletin. Saç tavası ocakta ısıtıldıktan sonra içine bütün etleri koyun ve suyu çekene kadar kavurun. Yağı da eklendikten sonra üzerine piyazlık doğranmış soğan ilave edin. Soğanlar kavrulunca içine biberler ardından da domatesler koyun ve iyice kavurun. En son baharatlar ilave edin, sıcak sıcak servis yapın..
Afiyet Şeker Olsun.

NOT:
* Sevgili eşimin en sevdiği yemeklerden biridir. Kavurma işini de hep kendi elleri ile yapar.
* Saç kavurma tavası yoksa teflon tavada da yapabilirsiniz.
* Benim saç tavam çok kaliteli değildi biraz dibi tuttu.
* Etleri alırken koyun veya kuzu tercih ederseniz daha çabuk pişer ve daha lezzetli olur.
* Etlerin çok küçük doğranması gerekir. 
* Etlerin soğan suyunda ve zeytinyağında bekletilmesi etin daha yumuşak ve lezzetli olmasını sağlar.
* Sebze miktarlarını değiştirebilirsiniz.
* Biz saç kavurmayı bol yağlı seviyoruz.Yağ miktarı o yüzden biraz fazladır.
* Etin tuzunu ve baharatlarını en son koyarsanız etler sertleşmez.
* İstenilirse azıcık salça ilave yapılabilir.
* Etlerin yağının tamamen erimesi pişme oranını gösterebilir.
* Et kavrulurken içine azıcık bayat ekmek atarsanız daha çabuk pişer.


YAN YATANDA BİR, ÇAMURA BATANDA BİR